Saatin kaç olduğunun farkındayım ve ders çalışmaya yeni başladım. Yarın halk edebiyatı sınavım var, ezberlemem gereken bir de 48 sayfa not. Bişeylerin zorunda olmak beni çileden çıkarsa da hayatın aslında bu olduğunu biliyorum. Yok yok merak etmeyin. Liseli ergenler tribine girip hayatın aslında ne olduğunu bulmaya çalışmayacağım. Sadece bugün ders çalışmak zorundayım ve ben güzel popoları, kıvrımlı vücutları, kalın bacakları, ince belleri, ojeli ayakları düşünüyorum. Yıllardır deli olduğumu düşünen insanlar oldu etrafımda ve ben asla bu durumu inkar etmedim.
Ezberlemem gereken konu gölge oyunları. Yani Karagöz-Hacivat ikilisi basitçe. Ama Nigar diye bi tip var ki beni benden aldı. Aptal mirasyedileri tavlayan fettan bir kadınmış. Ulan benim Nigar'ım nerde?? Tamam. Kabul ediyorum. Konunun buraya kadar gelmesindeki en büyük etken benim ya da hormonlarım. Suçu o beyinsiz hormonlarıma atmıyorum asla. Kontrol edilmesi gereken birşeyi kontrol edemiyorsam bu benim suçum. Gelgelim siz kadınlar!! Kabul edin be çok güzelsiniz...
Hani Benim Nigar'ım
Gerçek Hayatlar #1
Yer: Söylesem ne değişecek ki?
Zaman : Yaz okulu işte.
Kişiler : Saymadım hiç.
Konu : Yok konu. Direk anlatacağım.
Nasıl tanışdık tam hatırlamıyorum ama denk geldik; sigara muhabbetiydi heralde. Bir de toprak çıktık suyundan da koy misali. Bizim yurdun yanına yarı özel yurt yapılıyordu X de orda çalışıyordu işte.
Sınava giderken görmüş beni akşam da yemekte karşılaştık. Aynı yaştaydık.
"Keşke okusaydım."dedi.
Sesindeki çaresizlik o kadar gerçekti ki içime köz oturdu. Yakıyordu ama elimle tutup atmaya çalışsam elim yanacaktı ve ben bunu göze alamıyordum.
Yanına oturdum. O bana çay ben ona sigara ısmarladım.
"Çok mu isterdin okumak?" dedim.
Sustu. Evlerimize uzaklığımız aynıydı ve belki aynı şehirdendik ama o hayata benden daha yakın, benden daha uzaktı.
"Zor be gardaş. Yani daha gözüm açılmadan evlendirdiler. Hem de amcamın kızıyla. Amcam ölmüştü. Kimseleri de yoktu bizden başka. Babam da bu kızı almak sana düşer. Yengene de sahip çıkarsın deyince elimden bişey gelmedi."
"Hiç mi itiraz etmedin?"
"Etmez olur muyum. Evden kaçtım 2 hafta. Sonra abim buldu beni. Geri eve götürdü. Zaten döndüğümde düğün hazırlıkları başlamıştı. "
"Tekrar kaçsaydın oğlum."
"Kimden? Neyden kaçacaktım? Daha çocuktum. Evden kaçmanın ne demek olduğunu o 2 haftada anlamıştım. Aslında tutunurdum hayata ama şimdiki cesaretim yoktu o sıralar. Bunları düşünmeye başladığımda evlenmiş ve gurbete o inşaat senin bu inşaat benim çalışmaya giderken buldum kendimi. Sonra sonra da kabullendik. Kabullenmek değil de gardaş çaresizlik işte benimkisi. Elden ne gelir?"
Bundan sonra konuşulacak ve söylenecek sözlerin hiçbir anlamının olmadığını ikimiz de biliyorduk. Çay, sigara, Edirne'nin yapıştı mı bırakmayan sinekleri ve çaresizlik. Aslında beyaz olan güneşten yandığı için esmerleşmiş teni, kolları vücuduyla abes şekide kaslı, yüzünde bin yıldır yaşıyormuş gibi yaşlanmışlık ama umutla bakan kocaman kapkara iki göz. Yıllardır aynaya baktığımda hep bulmak istediğim o gözlere sahipti. Kıskanmıştım. Ne yaşamış olursa olsun, ne acılar çekmiş olursa olsun kıskanmıştım işte.
Kaç zaman sustuk bilmiyorum. Çok eski olduğu belli olan solmuş, yarısı yırtılmış bir cüzdanın içinden bir bebek resmi çıkardı. Bana uzattı.
"Kızım." dedi.
"Elif."
O gözler yine parladı.
Gerçek Hayatlar Serisi
Küçüklükten beri gece uyumak için kafamı her yaztığa koyduğumda hemen uyuyamaz ve düşünürdüm. Belli bir konu üzerinde değildi düşündüklerim. Aksine herşey üzerine düşünüyordum. Aklımdan bin bir türlü tilki dolanıyordu. En çok yaptığım şeylerden biri de kafamda olaylar yaşamaktı. Sınıftaki dayak yediğim çocuğu hayalimde dövüyor, hoşlandığım kızı öpüyor, bayramda elini bile öptürmeyen kendimi bildim bileli sakallı olan dedemin sakalsız halini tahmin etmeye çalışıyordum. Şimdilerde hayallere olan inancım kalmadı. Beni asıl gerçek ilgilendiriyordu. Olması gereken olmuyordu işte o zaman olanla yetinmek zorunda kalıyordum her zaman.
Etrafımda kimilerinin hikaye ya da senaryo yaptıkları olayları görmeye başladım. Ben de dedim ki "Neden bunları yazmıyorum?" Adına 'Gerçek Hayatlar' dedim. Daha doğrusu diyeceğim.
Yani şundan emin olabilirsiniz ki "Gerçek Hayatlar" adı altında yazdığım herşey gerçekte yaşanmış hikayelerdir.
Blogörtaj | Özz vs Fetişik
Sabaha karşı anca uyuyabilmiş o rüya senin bu rüya benim gezerken
kapımın ziliyle irkildim. Üzerinde "Gel Güzelim Acıtmayacak" yazan
bokserımla kıçımı kaşıya kaşıya kapıyı açtığımda daha önce birkaç defa
görmeme rağmen faturalar dışında bana hiç işi düşmeyen Postacı amca
karşımdaydı. Bana pembe ve içinde kağıttan fazlası olduğunu
farkedebileceğim kalınlıkta kokulu bir mektup verdi. Üzerinde
"Fetişik'e" yazıyordu. Postacının gözü sürekli bokserıma kayıyordu.
Üzerindeki yazıyı okumaya çalıştığını belli etmemek için debelenirken
çarptım kapıyı suratına. Onunla uğraşacak vaktim yoktu çünkü mektubu
bir an önce açıp okumak istiyordum. Üzerinde gönderenin ismi yoktu.
Aslında inceden tırsmaya da başlamıştım. Fetişik ismini sadece
blogumda kullanıyorum. Tabi ya benim bi de blogum vardı ve uzun
zamandır ilgilenmediğimi hatırladım. Mektubun içinden kullanılmış
olduğunu hemen farkettiğim kırmızı bir ruj üzerinde "Uzun
zamandır yazmıyorsun merak ettim. Beni merakta bırakma ve kendini
fazla özletme." yazan kenarına bu rujla öpücük kondurulmuş küçük bir de not vardı. Notun en altındaki
"Özz"ismini okuduktan sonra hemen hatırladım. Bu oydu.
Aşağıdaki sorular benim Özz'e gönderdiğim 2. mektup; cevaplar ise
Özz'ün bana gönderdiği 3. mektuptur.
1.) Kendinden bahset biraz. Kimdir bu Özz?
Kendimden bahsedeyim. Yaa en sevmediğim sorudur bu. Gerilirim nedense. Kendimi tanıtamamaktan korkarım :) Adana'da doğmuş büyümüş; şehir dışına ilk kez 1 yaşında çıkmış sonra da seyahat etmenin bağımlısı olmuş; ilk ve son sigarasını 6, ilk tekilasını 10 yaşında içmiş kendi halinde bir kızım:) Sigaradan nefret ederim. Ortamında alkol almasını severim. (Burada bir ironi var farkındayım. 10 yaşımda tekila içtiğimde çok kötü griptim. Dayımla babam el birliğiyle "şifa niyetine" içirmişlerdi.) Sarhoş kızı hiç çekemem. Henüz hiç sarhoş olmadım belki de ondan :) Oje bağımlısıyım. Saçlarıma aşığım.
2.) Kaç yaşındasın?
Kaç gösteriyorum? :p 19 bitti 20nin içindeyim.
3.) Çukurovada okuduğunu biliyorum. Ne okuyorsun?Endüstri Mühendisliği okuyorum.
4.) Ne zamandır yazıyosun?Orta okuldan beri yazıyorum. 7. sınıfta küçük hikayeler yazarak başlamıştım.
5.) Yazmanın hayatındaki yeri nedir?Yazmak hayatımda çok büyük bir yer kaplıyor. Her gün yazmazsam ölürümcülerden değilim ama uzun süre yazmayınca kendimi inanılmaz huzursuz hissediyorum. Yazdığım konu ne olursa olsun yazdıkça rahatlıyorum.
6.) Blog yazmaya ne zaman nasıl başladın?Blog yazmaya 2011 Ocak'ta Wordpress'te başladım ama hiç sevmedim orayı. Sonra 19 Mayıs'ta ilk postumu yayınlayarak resmen blogspot'a girmiş oldum.
7.) Fetişizm hakkında ne biliyorsun ve ne düşünüyorsun?Fetişizm hakkında pek bir şey bildiğimi söyleyemem. Fetişizm ya da fetişistler hakkında kötü düşünmüyorum. O insanları öyle kabul etmek lazım :p
8.) Ayak fetişizmine yakın olduğunu daha önce söylemiştin. Ayak fetişizminde kendini nerde görüyorsun?
Ayak fetişizmine yakınım diyemem aslında. Sadece kadın veya erkek ayaklarını sergiliyorsa güzel olsun istiyorum. Yani yaz aylarında neredeyse tüm kadınlar sandalet giyiyor biliyorsun ki. İnsanın gözü güzel ayaklar görmek istiyor. Ayak fetişizmi buradan İstanbul'a bir yol olsun. Ben hala Adana il sınırları içerisindeyim :)
9.) Diyelim ki uzun zamandır çıktığın bir çocuk ayak fetişisti olduğunu söyledi. Tepkin ne olurdu?Böyle bir durumda onun için üzülürüm ne yalan söyleyeyim. Ayaklarımı hiç sevmiyorum; hiç ama hiç beğenmiyorum. O fetişist olduğunu söyledikten sonra da ayaklarımı ondan köşe bucak saklar yazın bile çorap giyerdim herhalde.
10.) Ayaklarını güzel bulur musun ya da özel bakım yapar mısın?Ayaklarımı güzel bulmuyorum. 7 yaşımdan 17 yaşıma kadar mütemadiyen bileklerimi burktum. Bir ara sayısını tutuyordum ama sonra bıraktım. Bir yerden sonra ayaklarım da deforme oldu haliyle. Şekilleri biraz bozuldu ve içerde olması gereken bir kemik dışarda şu an. (Lütfen aklınızda hilkat garibesi bir ayak canlanmasın :D siz baktığınızda ayaklarımdaki gariplikleri görmezsiniz gayet normal dersiniz ama ben öncesini bildiğim için gözüme batıyor.) Özel bakım diyemem ama her banyodan sonra ayak kremiyle masaj yaparım. Yazın da düzenli pedikür yaptırırım.
11.) Bir erkekte önce neresine bakarsın?Bir erkekte en önce ellere mi bakarım yoksa dişlere mi bakarım bilemedim şu anda. Bu ikisi kıyasıya kapışır bence.
12.) Hayatımda olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı? Varsa neler?Rimelim olmazsa yaşayamam! Allahım beni yaratırken kirpik eklemeyi unutmuş. Açık renk ve incecik kirpiklerim var:( Kitap okumaktan, bir şeyler yazmaktan vazgeçemem. Bir de senden vazgeçemem Fetişik'im :p
13.) Bloguna bi lakap takmanı söylesem ne derdin?Saçmalardan seçmeler derdim sanırım. Uzun zamandır yazıyorum ama yazmak konusunda kendimi yetenekli görmüyorum açıkçası. Bir de yazacak çok büyük acılarım ya da çok büyük mutluluklarım yok. Günlük hayatımdan ve hayal dünyamdan kesitler sunuyorum okuyanlarıma.
14.) Blog aleminde takip ettiğin kişiler kimler?Listem çookk kalabalık ama hepsini okumuyorum. Düzenli takip ettiğim blogların sayısı 10u geçmez. Yeri gelmişken sen de bir düzenli yazsan ne iyi olur!
15.) Blog aleminde yaşadığın ya da Fetişik mutlaka atlatmalıyım dediğin bir olay var mı?
Maalesef henüz öyle bir olay yok. Olursa ilk sana anlatırım zaten :)
Başlıksız Kız
Öyle. Uzundur yazmıyorum. Aslında şimdi de ne yazacağımı bilmiyorum. Sonu nereye gider onu da kestiremiyorum hani. Sonra "Ne sikim bi yazı lan bu?" demeyin baştan uyardım. Yav işte okul filan alttan alıyoruz üste veriyoruz elde kalıyor devamsızlık işte. Ulan tam burda geçen yazımda bahsettiğim diyebilsem ne güzel olurdu ama geçen ne yazdım hatırlamıyorum amk =)
Gelgelelim yokluğumu Özz farketmiş. Sevindim lan. Valla bak. Ne bilim ilginç geldi. Yani ben hep bişiler yazardım çoğunu da kimseye okutmazdım ama blog açtıktan sonra birilerinin beni okuyor bi de üstüne hatırlıyor ekstradan bi de yokluğumu farkediyor olması sağlam bi duyguymuş. Tamam belki bunu sadece Özz yapıyor olabilir ama bana yeter de artar bile =)
Neyse lan çok duygusala bağladım gibi geldi. Şu Sivas olayları davası zaman aşımına uğradı. Orrrrrrrospu çocukları da bi gün öğrenebilecekler mi acaba insan yakmanın İNSANLIK SUÇU olduğunu? Yok abi bu ülkede yaşanmaz amk.
Bu Aralar Fetişik
Yoruldum. Harbiden bak. Öyle sınavları pek takan bi adam hiç olamadım ama mezun olmaya yaklaştıkça sınav ciddiyeti daha bi farklı oluyor. Finaller yaklaşıyor işte. Sıkıntımın birazı ondan. Yurdun futbol takımına da girdim. İdmanlar yeni bitti. Futbol aşkı tamam da usta hergün hergün iflahım sikildi. Ağda olayını hiç saymıyorum bile. Uzun zamandır yapmıyordum şimdi yine bacaklarım sütun gibi oldu. O kadar acıdan sonra o da olsun artık. Bir de üniversite futbol turnuvası maçları var. Finaldeyiz. Rakip iktisat. Hakem de onların arkadaşları amk. Ama işin ucunda 1000 tl var. Götümüzü yırtıp almamız lazım. Maç da cuma günü 4-5. Oluruna bakıcaz artık. Ha bi de yılbaşı siki var tabi. Bizim elemanlar bi organizasyon ayarlamışlar. Yine saplar partisi olacak gibi. Gerçi alkolum yanımda olsun yeter bana. Yeni yılda çok şeyim olsun istemiyorum sadece sahip olduklarımı kaybetmeyim yeter bana. O kadar.
Yine Azdık
Gördün mü boynunu, sırtındaki kıvrımları, poposunun hemen üstündeki gamzeye benzeyen şirin çukurlukları. Tamam yaklaş arkasından. Dokunduğunda vücudunun bilmem neresinde kopan patlamaları hisset. Ellerini vücudunda gezdirirken nefes alıp verişindeki ritimsizliğin farkına var.
Belinden kavra şimdi tatlı sert çek kendine. Poposundan anlasın ne kadar sertleştiğini. Tut sen bırakma. Diğer eline kavra çenesinden dönder yüzünü kendine doğru. Öp şimdi. Ne çok ıslak ne de tırsak. Tuttur işte ayarı. Öyle kavra ki belinden parmaklarının ucu olsun yer ile tek teması. Öptün mü oğlum? Bütün vücudunu çevir yasla duvara. Bak gözlerine bana değil. Onda cevap. Bir sonraki adım gözlerinde. İn aşağıya yavaştan. Dudaklarınla gezerek in. Gögüs uçları,göbeği pas geçme sakın. İnerken de ellerin gögüslerinde olsun. Uçlarında. İndin mi? Tut bi bacağından omuzuna al. Açılsın hazinenin kapıları. Ayrıldı mı? Gördün mü? Hah. Tamam. Parmağının biri klitoriste olsun bildin mi yerini. Aferin böyle. Öp şimdi. Önce dudaklar değsin sonra dil. Gezdir. Hafiften de içine gir çık dilinle. Parmakları unutma. Sertleşecek klitoris. Devam et böyle. Bacakları titremeye başladı mı? Omzundaki bacağın yükünü tamamen aldın mı omuzuna? Unutma cevap onda. Sertleşti mi klitoris. Tamam. Kalk şimdi ayağa sen de. Acele etme hemen. Veda öpücüğü kondur kukuya. Yavaştan çık yukarı. Bak gözlerine şimdi. Ne istiyor? Çözdün mü? Öp dudaklarını tekrar. Bu sefer daha ıslak olsun. Biraz da sertleş artık. Elini ensesinde gezdir öperken. Kavra saçlarını tut. Anladı mı? Tamam. İndir şimdi yavaşça aşağıya. Bir elin saçında bir elin sikinde. Bak gözlerine. Yaklaştır kafasını. Yüzünde gezdir biraz. Tamam. Dudaklarında dolaştıktan sonra gir ağzına. Ellerini kullanmasına izin verme. Unutma kontrol sende. Hızlan biraz ve her defasında biraz daha fazla sok. Ritmi kaybetme. Ritm önemli. Hepsini sok şimdi. Bak gözlerine. Yaş geldi mi? Tamamdır. Çıkar şimdi ağzından yüzünde gezdir. Acele etme. Kaldır şimdi. Yatağın kenarına getir. Arkasına geç. Ayakta dursun ama başı yatakta olsun. Yaptın mı? Helal. Arkasında mısın? Gördün mü manzarayı? Aferin.
Gir içine tek seferde. Sert olsun. Tepkisini ölç. Git, gel. Ritmi hiç bozma. O da seninle hareket etmeye başlıcaktır. Bunun anahtarı ritim. Git ve gel. Şarkirtler gibi boşalma hemen. Konsantre ol. Git ve gel. Ses çıkarmaktan korkma ama korkutma da asla. Onu duy. Hisset. Dur sakın boşalma. Git ve gel. Ellerini gezdir. Yaksın gezdiğin yerleri. Hızlan biraz. Biraz daha. Aferin. Git ve gel. Kıvama geldi mi? Sesinden anladın mı? Tamam. Mutlu sonu hakettin. Aferin.
NOT: Esinlenilmiştir.
